AnasayfaÜyelikHaber İhbarFirma RehberiSitene EkleRss

2018-12-13 15:27:42 Şükrü acıelma ; projelerimizle geliyoruz 2018-12-11 17:46:29 Yetkililer her an düşebilirsiniz 2018-12-11 17:26:01 Leman esre meclis üyeliği müracaatını yaptı 2018-12-11 15:47:16 Kaza geliyorum diyor 2018-12-11 15:37:21 İyi parti ilçe yönetimi açıklandı 2018-12-05 13:14:29 Esnafa siftah parası mhp'den 2018-12-04 17:49:14 Hizmet aşkıyla yanan a. adayları 2018-12-04 17:04:28 Mhp'de gözler ali çankaya'ya çevrildi

Pdeös hastaların gereksiz yere yatışına ve tetkik işlemlerine tabii tutuyor

HASTANELERDE HEKİMLERE YAPILAN PERFORMANSA DAYALI EK ÖDEME SİSTEMİ HASTALARIN GEREKSİZ YERE YATIŞINA VE TETKİK İŞLEMLERİNE TABİİ T
22 Mart 2009 Pazar 08:02:29

       Gazi üniversitesi Sağlık Kurumları Yönetimi Yüksek Lisans ve Doktora programı öğretim üyesi Prof. Dr. Dilaver Tengilimoğlu,  son yıllarda kamuoyunda performansa dayalı ek ödeme sisteminin hastaların gereksiz yere hastanelerde yatırıldığı ve çeşitli tıbbi işlemlere tabii tutulduğu konusunda endişenin yer aldığını belirtti.
      

         Tengilimoğlu, sağlık personelinin motivasyonun artırılması ve hastanelerin daha verimli ve kaliteli bir hizmet sunması amacıyla Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerde 2004 yılında uygulanmaya başlayan performansa dayalı ek ödeme sisteminin genel anlamda hastane gelirlerinde ve personeline yapılan ödemelerde önemli bir artış sağladığını bunun yanında hastalara olan ilginin artması sonucunda da hasta memnuniyetinde bir artış meydana getirdiğini ifade etmekte. Ancak sistemin bazı olumsuz sonuçları da beraberinde getirdiğinin altını çizdi.
 

          Ahmet Yesevi Üniversitesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği Yüksek Lisans Öğrencisi Uğur Pay ile Sağlık Bakanlığına bağlı bir hastanede yaptıkları araştırma da Performansa dayalı ek ödeme sistemi öncesi ve sonrası durumun karşılaştırıldığını belirten Tengilimoğlu, sonuçta performansa dayalı ek ödeme sistemine geçildikten sonra hastanenin genel olarak toplam gelirinde artışların meydana geldiğini ifade etti. Yapılan araştırmada hasta başına ve gün başına gelirde artış, hekim başına muayene, hekim başına yatış sayısında ve kapasite kullanım oranında artışların görüldüğü vurguladı. Bunlarla birlikte ek ödeme sisteminin gereksiz kullanıma neden olduğu(ortalama yatış süresinde uzama, hasta başına gereksiz tetkik işlem sayısı ve tedavi giderlerinde artış)  tespit edildiği ifade edildi.
Tengilimoğlu sözlerine şöyle devam etti:’’Nitekim Sağlık Bakanlığı da hastanelerde yapılan sezeryan ameliyatlarında görülen artışa dikkat çekmiş ve yayınladığı genelgeyle Sezaryen oranlarını düşürmek ve normal doğuma özendirmek amacıyla, eğitim hastanelerindeki sezaryanla doğum oranının yüzde 20’yi, diğer hastanelerde ise yüzde 15’i sınırlandırmaya çalışmaktadır. Bu oranların üzerinde sezeryan yapan hekimin performans puanında bir artış sağlanmayacağı belirtilmektedir. Buna göre, hastanede gerçekleştirilen sezaryenla doğum oranları hastanenin performansında gösterge olarak kabul edilecek. Hastanelerin hizmet kalite belgesi alabilmeleri için de sezaryen oranının istenilen düzeyde olması gibi önlemlere dernekler, çatışma yaratacağı ve kadın doğum uzmanları üzerindeki baskının artacağı gerekçesiyle tepki göstermektedir. Ancak, Sağlık Bakanlığı yetkilileri son 10 yıl içinde Avrupa ülkelerinde olduğu üzere Türkiye’deki doğumlarda da sezaryen oranlarının ciddi artış gösterdiğini dile getirmektedir’’ dedi
 

          Kendilerinin yaptığı araştırmada gereksiz kullanımların ortaya çıkarmak için araştırma yapılan hastanede Performansa dayalı ek ödeme öncesi 2002, 2003 yılları ve performansa dayalı ek ödeme sistemine geçiş sonrası 2004 ile 2005 yıllarına ait guatr ve sezaryen ameliyatı için kabul edilen, ameliyat ve tedavileri yapılan hastaların isimleri ameliyat defterlerinden tespit edildiğini belirten Tengilimoğlu, hastalara ait sosyal güvenlik kurumlarına veya hastaların kurumlarına düzenlenen faturaların incelendiğini vurguladı. Tengilimoğlu, ek ödeme sistemi öncesi 149 hasta faturası ve ek ödeme sistemi sonrası 107 hasta faturası analiz edildiğini belirtti.
Tengilimoğlu, araştırma sonucunda; ’’Doktor başına düşen ayaktan tedavi sayısında yüzde 71.51 oranında artış, doktor başına düşen yatan hasta sayısında ise yüzde 38.63’lik bir artış olduğu gözlenmiştir. Performansa Dayalı Ek Ödeme Sistemi (PDEÖS) öncesinde guatr ameliyatı olan hastaların ortalama 5.78 günde tedavi edilip taburcu edilirken PDEÖS sonrasında ortalama 6.38 günde tedavilerinin tamamlanmıştır. Teknolojik gelişmelere göre genellikle tedavi için yatak gün sayısının azalması gerekirken artması dikkat çekicidir.
Ayrıca, damar yolu açılması işlemi PDEÖS öncesinde hasta başına ortalama 0.13 adet yapılırken PDEÖS sonrasında 2.14 adet yapılmaya başlandığı görülmektedir. Konsültasyon ortalaması PDEÖS öncesinde 0.40 iken PDEÖS sonrasında 0.80’ne yükselmiştir. Tam kan (torbada) isimli uygulama oranı PDEÖS öncesinde yüzde 6 iken PDEÖS sonrasında bu oran yüzde 76’ya yükselmiştir. Röntgen dışındaki laboratuar tetkik sayısında yüksek derecede artış meydana gelmiştir. PDEÖS öncesinde guatr ameliyatı için kabul edilen hastalara ortalama 18.61 adet röntgen dışındaki laboratuar tetkikleri yapılırken PDEÖS’ne geçildikten sonra ortalama 28.20 adet röntgen dışındaki laboratuar tetkiki yapılmıştır’’
 

            Guatr ameliyatında olduğu gibi yapılan çalışmalar sonucunda sezaryen ameliyatı gereksiz kullanımın olduğu görülmüştür: ’’PDEÖS öncesinde sezaryen ameliyatı olan hastalara ortalama 9.93 adet enjeksiyon uygulanırken PDEÖS sonrasında 13.68 adet enjeksiyon uygulanmıştır. PDEÖS öncesinde uygulanmayan nebulizatör ile ilaç uygulaması, damar yolu açılması,  nazogastrik sonda uygulaması, sterilizasyon operasyonları ve tam kan (torbada) uygulama ve tetkikleri PDEÖS sonrasında uygulanmaya başlanmıştır. Sezaryen ameliyatı için hastaneye kabul edilen hastalara tedavi süreci boyunca PDEÖS öncesinde ortalama 14.52 adet radyoloji dışında laboratuar tetkiki yapılırken PDEÖS sonrasında ortalama 20.41adet tetkik yapılmış olup yaklaşık yüzde 40 artmıştır. Radyolojik tetkiklerde ise yüzde  31 azalma olmuştur. Hastane genelinde ise, PDEÖS öncesinde hastanenin kliniklerine kabul edilen hastalar ortalama 3.856 günde tedavi edilip taburcu edilirken PDEÖS sonrası yıllarda ortalama 4.653 günde tedavi edildikleri görülmüştür. Ayrıca, Cerrahi hekim başına düşen ameliyat sayısında 2002 ve 2003’ün ortalamasına göre 2004 ve 2005 yıllarının ortalamasında yüzde 9.85 oranında artış meydana gelmiştir’’
 
          Gerek bu çalışmada ve yapılan diğer araştırmalarda (Liu  and Mills 2005; Liu and Mills, 1999; Liu,1999) gereksiz kullanımın en fazla olduğu konuların başında hastaların gereksiz yere daha fazla yatırılması geldiğini belirten Tengilimoğlu, sırasıyla  laboratuar tetkikleri, ilaçlar ve tıbbi sarf malzemeleri kullanımlarında görülen gereksiz artışlar geldiğinin altını çizdi. Tengilimoğlu, sözlerine şöyle devam etti:’’Gereksiz kullanımın amacının hastaneye gelir artışı sağlayarak yüksek ek ödeme almak olduğuna göre; gereksiz kullanım ile geri ödeme sistemleri arasında ilişki bulunmaktadır. Hizmet başına ödeme sistemi gereksiz kullanıma imkan sağlamaktadır. Bu nedenle gereksiz kullanımın önlenmesi için geri ödeme sisteminin gözden geçirilmesi ve personele yapılan performansa dayalı ek ödeme sisteminde bu tür etik dışı uygulamaların önüne geçilmesi için gerekli tedbirlerin alınması uygun strateji olacaktır’’ şeklinde konuştu

 

Facebook'ta Paylaş
Bu Haber 1768  kez okunmuştur.  Editör
Haber Çubuk -Pdeös hastaların gereksiz yere yatışına ve tetkik işlemlerine tabii tutuyor / 2009-03-22 08:02:29
Yorum ekle Bu haberi yazdırmak için tıklayınız

Yorum Yaz
Yorumlar
Kayıtlı yorum bulunamadı
Diğer Haberler

Çubuk-Ankara özel Toplu taşıma araçlarından memnunmusunuz.
Evet
Hayır

Aktif Ziyaretçi         : 6
Bugün toplam         : 2290
Toplam ziyaretçi     : 4377805

ANKARA

Nöbetçi eczane girilmemiş